Çizgelikedi'yi Facebook'ta izlemek için lütfen tıklayın:

Söyleşi:" 21. yüzyılda imgeye ne oldu?"-3









AĞ ÜZERİNDE...
Tahir ÜN(*)

Bilgisayar teknolojisinin hızla gelişmesi ve kullanımının yaygınlaşması, sayısal aktarım, kayıt, yeniden üretim ve sunma tekniklerinin ortaya çıkmasıyla internet, sadece bir iletişim aracı olarak değil ve fakat ‘yeni’ denebilecek sanatsal medya, siyasal, kültürel ve ekonomik mücadele alanı olarak tüm dünyada inanılmaz bir hızla günlük hayatın bir parçası olmuştur. Ortaya çıkışı yaklaşık otuz yıl önceye dayanan, yaygın olarak kullanımının ise on beş yıllık bir geçmişi olan interneti, görsel kültürün yaygınlaşmasının en önemli araçlarından birisi olarak görmek gerekir. Onun böylesine yeni bir gelişme olması, hayatın pek çok alanını birden etkisi altına alması, sahip olduğu potansiyeli ve olanakları doğru tespit etmeyi de güçleştirmektedir. Internet bir yandan çok çabuk bir şekilde sanat dünyasında kabul görmüş, elektronik ticaretin hüküm sürdüğü bir alan olarak küresel ekonominin bir aracı haline gelmiş, öte yandan web aracılığıyla bir tür ‘bilgi kaynağına’ dönüşmüş ve elektronik postanın yaygın olarak kullanılmaya başlanmasıyla bir iletişim aracı haline gelmiştir. Ayrıca internet, bir tür pazar, Aydınlanma ideolojisinin taşıyıcısı, ulus-devletin mezarcısı, bireysel alan yaratıcısı bir teknoloji olarak görülmekte, çoğunluğu oluşturan sessiz marjinallerin meydanı haline geleceği düşünülmektedir. (Stratton, 2002: 80-97)

Kuşkusuz, sayısal üretim ve tüketim biçimleri, daha özgür bırakılmış gibi görünen böylesi bir yapı, kendi yarattığı sanal gerçeklik, genişletilmiş gerçeklik (augmented reality) benzeri yeni kavramlara da yaslanarak ağ sanatı, yazılım sanatı gibi yepyeni sanat türleriyle tanışmamıza olanak sağlamaktadır. Simpson, ağ sanatları (ascii art, mail art, webart, netart vs.) gibi etkileşimli iletişim araçlarıyla çalışan sanatçılara kuşkuyla bakarak; onların giderek soyut ve tarih dışı bir ‘üretici’ konumuna düştüklerini ifade eder. Farklı disiplinlerin gitgide daha fazla iç içe kullanıldığı bu yeni yapı, imge düzmece bir boyuta indirgenmediği sürece hoş görünmektedir. Elbette, ağ sanatı ve sayısal sanat aynı şeyler değildir. Her ağ sanatı sayısaldır ama her sayısal sanat ağ sanatı değildir. Konuya bu çerçeveden bakacağız.


(*) Tahir Ün, 1960 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini bitirdi.

Çağdaş Sanat Merkezi ve Kara Elmas Üniversitesi' nde fotoğraf eğitmenliği yaptı. Başta, O.D.T.Ü., Hacettepe Üniversitesi olmak üzere pek çok okul ve kurumda seminerler verdi. Fotoğraf Sanatı Kurumu kurucu üyeleri arasında yer aldı. Ankara'da Yansıma Yayınevi'ni kurarak Türk Fotoğraf Sanatı konulu kartpostal serisini ve çeşitli araştırma- inceleme kitapları yayınladı. Çağdaş Türk Fotoğrafı, Fotoğraf Dünyası, Fotografya.Net ve Obursolucan.Org gibi dergilerin yayın kademelerinde yer alarak, bir süre Kül Edebiyat, Sanat ve Düşün Dergisi'ni yayınladı.

Fotoğrafın yanısıra, etkileşimli medya ve video sanatlarıyla da ilgilenmektedir.

http://www.tahirun.net